devlet tiyatrosu mudurleri hurriyetten yoksun birakma davasindan beraat etti gerekce delil yetersizligi xbGGs16C.jpg

Devlet tiyatrosu müdürleri ‘hürriyetten yoksun bırakma’ davasından beraat etti: Gerekçe; delil yetersizliği

“`html

Duruşmada, sanıklar Bursa Devlet Tiyatrosu Müdürü Sezai Yılmaz ve Adana Devlet Tiyatrosu Müdürü Efe Ünsal ile müşteki H.K. ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmayı Oyuncular Sendikası da takip etti. Kimlik tespitlerinin ardından savunmalara geçildi.

‘H.K. ODAYA GİRMEK İSTEMEDİ’

Sanık Efe Ünsal, duruşmada yaptığı açıklamada, “Bölge müdürleri olarak bir toplantı yaptıktan sonra otelimize döndük. O sırada H.K. ve arkadaşları da oradaydı. Bir süre sohbet ettikten sonra gitar çalmak için çağırıldık. Ancak biz Sezai bey ile baş başa sohbet etmek istedik. Kalabalık olan odada vakit geçirmek istemedik ve odaya girmedik. Daha sonra odaya girmek üzere Sezai beyin odasına çıktım. Ancak H.K. sürekli içeri girmek istiyordu. Sezai bey buna karşı çıksada bir şekilde içeri girdi” dedi.

Ünsal, H.K’nın içeri girdikten sonra sarhoş durumda dizlerinin üzerine çöktüğünü ve koltukta otururken “derdin ne” diye sorulduğunda, kahkahalarla gülerek cevap verdiğini savundu. Aynı zamanda Sezai Yılmaz’ın, H.K.’yi odadan çıkarmak için sesini yükseltmek zorunda kaldığını ifade etti. Ünsal, daha sonra H.K.’nin odadan çıktığını ve birkaç dakika sonra odasını terk ettiğini açıkladı.

SANIKLARDAN ‘SARHOŞTU’ SAVUNMASI

Diğer sanık Sezai Yılmaz, duruşmada, “O sırada H.K. otele girdi, kendisini isim olarak tanımıyorum. Sohbetim genelde ekip arkadaşlarımla oldu. Kalabalık bir odada müzik için bir araya geldik. Hiçbir ekip arkadaşım odama girmedi. H.K. içeri girmeye çalıştı ama ben onu durdurup dışarı çıkardım. O sırada İsmail de odaya alınmayacağını anlayarak gitti” dedi.

‘AMAN BE’ DİYEREK ÇIKTI’

Yılmaz, H.K.’nin odanın içerisine girdiğini ve sırtını duvara yaslayarak yere düştüğünü belirtip, “Kapı otomatik kapanıyordu. Kendisine, ‘Lütfen dışarı çıkar mısın, arkadaşların bekliyor’ dedim. Ben yüksek sesle konuşmaya başlayınca H.K. ‘aman be’ diyerek odadan ayrıldı. Üzerimde bir suç bulmadıklarını düşündüğüm için bu duruma üzüldüm” şeklinde konuştu.

‘MÜDÜRLER ALKOL ALMIŞTI’

Müşteki H.K., o gün arkadaşlarının telefonuyla otel lobisine gittiğini ve orada sadece bir ya da iki kadeh şarap içtiğini belirtti. “Üstümdeki duruma güvenle yaklaşıyordum, müdürler de alkol almıştı” dedi. Ayrıca o akşam Efe Bey ve Sezai Bey ile sohbet ettiklerini de ekledi.

‘RUH SALGINIM KALMADI’

H.K., “Odanın önüne geldiğimizde Sezai Bey, arkadaşlarımı gördü ve ‘ben uyuyacağım’ demişti. Ancak o sırada Efe Bey birden içeri girdi. İçeriye girdikten sonra Sezai Bey beni tutarak içeri çekti ve kapı kapandı. Ben ne olduğunu anlayamadım ve panikledim” şeklinde ifade etti.

‘KOLUMDAN TUTUP ODAYA ÇEKTİ’

H.K., Sezai Bey’in kollarından tutarak ‘sakin ol’ diyerek kendisini oturttuğunu ve bu durumun kendisini çok korkuttuğunu söyledi. Bu arada, arkadaşları tarafından odadan çıkarılacağı düşüncesiyle kendisini dışarı atabildiğini belirtti. H.K., o akşamki gelişmelere dair bir deneyim yaşadığını ve durumu tanıklarla birlikte değerlendirildiğini ifade etti.

‘YÜZÜ GERGİN VE BEYAZDI’

Olayın tanıklarından İsmail Tütüncü, H.K.’nin o akşam geldiğinde yüzünün gergin ve beyaz olduğunu aktararak, “H.K. bize doğru hızla gelirken, ‘Beni odama götürün’ dedi. Biz de onu odasına götürdük” dedi. Müşteki avukatı ise, müvekkilinin bu süreçte zorlu bir dönem geçirdiğini vurguladı.

BERAAT KARARI VERİLDİ

Duruşma sonunda Cumhuriyet Savcısı, sanıkların beraatini talep etti. Hakim, yapılan değerlendirmelerin ardından “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine dayanarak delil yetersizliği nedeniyle sanıkların beraatine karar verdi.

“`